Sınır Dışı Edilenler Nereye Gidiyor?

Sınır Dışı Edilenler Nereye Gidiyor?

Türkiye’de yabancılar hukuku, küreselleşen dünya düzeni ve bölgesel göç hareketlerinin bir sonucu olarak son yıllarda oldukça dinamik bir yapıya bürünmüştür. Ülkemizde bulunan yabancı uyruklu kişilerin hukuki statüleri, ikamet izinleri ve sınır dışı edilme süreçleri 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında detaylı bir biçimde düzenlenmiştir. İdari makamların geniş yetkileri çerçevesinde uygulanan en sert yaptırımlardan biri olan deport kararı, yabancılar ve onların aileleri üzerinde telafisi imkansız sonuçlar doğurabilmektedir. Bu doğrultuda, sınır dışı etme kararı ile karşı karşıya kalan yabancıların ve yakınlarının zihninde beliren en hayati soru işaretlerinden biri Sınır Dışı Edilenler Nereye Gidiyor? olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sorunun cevabı, yalnızca teknik bir coğrafi yönlendirmeyi değil, aynı zamanda yabancının can güvenliğini, aile birliğini ve uluslararası hukuktan doğan temel insan haklarını doğrudan ilgilendiren karmaşık bir hukuki süreci ifade etmektedir.

Yabancılar Hukukunda Sınır Dışı Edilenler Nereye Gidiyor?

Yabancıların sınır dışı edilmesi süreci, idare hukuku ile uluslararası mülteci hukukunun kesişim noktasında yer alan son derece hassas bir konudur. Hakkında sınır dışı etme işlemi başlatılan bir yabancının durumunu incelerken Sınır Dışı Edilenler Nereye Gidiyor? sorusunun yasal dayanaklarını bilmek gerekir. Türkiye’de sınır dışı etme kararı alma yetkisi, Kanunun açık lafzı gereğince yalnızca valiliklere tanınmıştır. Valilikler bünyesindeki İl Göç İdaresi Müdürlükleri, yabancının durumunu değerlendirerek en fazla kırk sekiz saat içerisinde sınır dışı etme kararını tesis etmekle yükümlüdür.

Sınır dışı etme kararının alınabilmesi için yabancının 6458 sayılı Kanunun 54. maddesinde sayılan tahdidi sebeplerden birini ihlal etmiş olması şarttır. Bu nedenler arasında kamu düzenini, kamu güvenliğini veya kamu sağlığını tehdit etmek başta gelmektedir. Ayrıca, sahte belge kullanımı, vize veya ikamet izni sürelerinin on günden fazla aşılması, çalışma izni olmadan kayıt dışı çalışılması ve geçimini meşru olmayan yollardan sağlama gibi durumlar da deport kararının en sık karşılaşılan gerekçeleridir.

Uygulamada idari makamlar, bazen somut deliller olmaksızın veya yüzeysel incelemelerle bu kararları tesis edebilmektedir. Hatalı şekilde verilen sınır dışı etme kararlarına karşı yargı yolu son derece etkilidir. İdare mahkemelerinde açılacak iptal davaları sayesinde, hukuka aykırı olarak verilen deport kararları iptal edilmekte ve yabancıların Türkiye’de kalış hakkı yasal olarak güvence altına alınmaktadır.

Sınır Dışı Edilenler Nereye Gidiyor? Sorusunun Üç Farklı Alternatifi

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 54. maddesinin ilgili hükümleri, hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıların gönderilebileceği yerleri net bir şekilde sınırlandırmıştır. İdari makamların bu konudaki uygulamaları incelendiğinde Sınır Dışı Edilenler Nereye Gidiyor? sorusuna üç farklı ülkenin alternatif olarak sunulduğu görülür. Bu kapsamda yabancıların gönderilebileceği yerler şu şekilde belirlenmiştir :

İlk alternatif, yabancının kendi vatandaşı olduğu menşe ülkesine gönderilmesidir. Bu durum, sınır dışı etme işlemlerinde en yaygın uygulanan yöntemdir. Yabancının geçerli bir pasaportunun bulunması durumunda, seyahat masrafları kendisi veya devlet tarafından karşılanarak vatandaşı olduğu ülkeye sevki gerçekleştirilir.

İkinci alternatif, yabancının transit geçeceği bir ülkeye sınır dışı edilmesidir. Bu durum genellikle hedef ülkeye doğrudan uçuş veya kara yolu bağlantısı bulunmadığında ya da ikili geri kabul anlaşmaları çerçevesinde bir geçiş ülkesinin kullanılması zorunlu olduğunda gündeme gelir.

Üçüncü alternatif ise yabancının kabul edileceği güvenli bir üçüncü ülkeye sınır dışı edilmesidir. Yabancı kişi, kendi ülkesindeki güvenlik riskleri nedeniyle menşe ülkesine gitmek istemeyebilir. Bu durumda, kendisini kabul edecek ve vize veya oturum hakkı tanıyan üçüncü bir ülkeye gitmeyi talep edebilir. Bu üç seçenek dikkate alındığında Sınır Dışı Edilenler Nereye Gidiyor? sorusunun tek bir cevabı olmadığı görülmektedir. Süreç tamamen yabancının hukuki durumuna, uluslararası koruma statüsüne ve ülkelerin kabul politikalarına göre değişkenlik göstermektedir.

Sınır dışı edilecek yabancının geçerli bir pasaportunun veya seyahat belgesinin bulunmaması halinde, ilgili konsolosluklarla irtibata geçilerek seyahat belgesi temin edilmeye çalışılır. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ile Uluslararası Göç Örgütü arasında var olan protokoller çerçevesinde, gönüllü geri dönüş yapmak isteyen ancak maddi imkanı bulunmayan kişilere uçak bileti temini ve süreç denetimi konularında destek sağlanmaktadır. Bu tip durumlarda yabancıların rızası ve güvenliği ön planda tutularak işlemler yürütülmektedir.

Geri Gönderme Yasağı Kapsamında Sınır Dışı Edilenler Nereye Gidiyor?

Sınır dışı etme kararlarının uygulanmasında en önemli sınır, uluslararası mülteci hukukunun en temel ilkesi olan geri gönderme yasağıdır. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 4. maddesi ve 55. maddesi, bu ilkeyi iç hukukumuza entegre etmiştir. Yabancılar hukukunun temelini oluşturan bu insani kurallar çerçevesinde Sınır Dışı Edilenler Nereye Gidiyor? sorusu hayati bir önem kazanmaktadır.

Kanun koyucu, yabancı hakkında sınır dışı etme nedenleri oluşmuş olsa bile, belirli durumların varlığı halinde o kişinin sınır dışı edilmesini kesin olarak yasaklamıştır. Bu kapsamda, hakkında sınır dışı etme kararı alınamayacak ve dolayısıyla gönderilemeyecek kişiler şu şekilde sıralanmaktadır :

Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emareler bulunan kişiler kesinlikle sınır dışı edilemez. Bu kural mutlak bir nitelik taşımakta olup, kamu düzenini tehdit eden kişiler için bile istisnasız uygulanmaktadır.

Ciddi sağlık sorunları, ileri yaş veya hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülen kişilerin sınır dışı edilmesi de hukuken engellenmiştir. Bu kişilerin seyahat edebileceklerine dair sağlık raporu alınmadan işlem tesis edilemez.

Hayati tehlike arz eden bir sağlık sorunu nedeniyle Türkiye’de tedavisi devam eden ve sınır dışı edileceği ülkede bu tedavi imkanına erişemeyecek olan kişilerin deport edilmesi mümkün değildir. Örneğin, Türkiye’de aktif olarak kanser tedavisi gören ve kendi ülkesinde kemoterapi imkanı bulunmayan bir yabancı bu koruma kapsamındadır.

İnsan ticareti mağduru olan ve mağdur destek sürecinden yararlanan kişiler ile tedavileri tamamlanıncaya kadar psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları hakkında da sınır dışı etme kararı alınması yasaklanmıştır.

Hassas durumdaki bu kişilerin durumları analiz edildiğinde Sınır Dışı Edilenler Nereye Gidiyor? konusunun insani boyutları daha net anlaşılmaktadır. İdare, sınır dışı edemediği bu yabancılardan belirli bir adreste ikamet etmelerini veya düzenli olarak imza bildiriminde bulunmalarını isteyerek onları denetim altında tutabilmektedir.

Sınır Dışı Etme Kararlarında Terke Davet Prosedürü

Hakkında sınır dışı etme kararı alınan her yabancı doğrudan geri gönderme merkezine götürülerek zorla sınır dışı edilmemektedir. Kanunun 56. maddesi uyarınca, hakkında deport kararı verilen kişilere Türkiye’yi terk edebilmeleri için bir süre tanınabilir. Bu sürece hukukumuzda terke davet adı verilmektedir. Kendisine terke davet tebligatı yapılan yabancıya, Türkiye’den çıkış yapabilmesi için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre verilir. Bu süre içerisinde kendi imkanlarıyla ülkeyi terk eden yabancılar, sınır dışı etme işleminin getirdiği zorlayıcı tedbirlerden ve yüksek maliyetlerden kaçınmış olurlar.

Ancak terke davet prosedürü her yabancı için uygulanabilir bir yöntem değildir. Kaçma ve kaybolma riski bulunanlar, yasal giriş veya çıkış kurallarını ihlal edenler, sahte belge kullananlar, asılsız beyanlarla ikamet izni almaya çalışanlar ve kamu düzeni açısından tehdit oluşturan kişiler terke davet edilmezler. Bu durumdaki yabancılar hakkında doğrudan idari gözetim kararı alınır ve işlemler geri gönderme merkezleri vasıtasıyla yürütülür. Terke davet süresinde ülkeyi terk etmeyen veya bu haktan yararlandırılmayan yabancılar için fiili sınır dışı süreci başlatılır.

Sınır Dışı Kararının İptali ve Yargısal Korunma Yolları

Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıların haklarını korumak adına başvurabilecekleri en etkili yol, idare mahkemesinde açılacak iptal davasıdır. 6458 sayılı Kanunun 53. maddesi, bu yargısal başvuru yolunu ve bunun sonuçlarını ayrıntılı olarak düzenlemiştir. Bu kapsamda dava açma süresi, kararın yabancıya, yasal temsilcisine veya avukatına tebliğ edilmesinden itibaren yedi gündür. Bu yedi günlük süre hak düşürücü niteliktedir ve kaçırılması durumunda karar kesinleşerek icra edilebilir hale gelir. Bu nedenle, sürenin darlığı göz önünde bulundurulduğunda, tebligat alınır alınmaz profesyonel hukuki yardım aranmalıdır.

İdari Yargılama Usulü Kanunundaki genel kurallardan farklı olarak, sınır dışı kararına karşı açılan iptal davası çok özel bir hukuki koruma sağlar. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya dava açılması halinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilemez. Diğer bir deyişle, açılan iptal davası, mahkemeden ayrıca bir yürütmeyi durdurma kararı almaya gerek kalmaksızın sınır dışı işleminin icrasını kendiliğinden ve otomatik olarak durdurur. Açılan bu dava ile birlikte yargılama sonuçlanıncaya kadar Sınır Dışı Edilenler Nereye Gidiyor? sorusunun fiili uygulaması durdurulmuş olmaktadır. Dava açıldığına dair harç makbuzu veya mahkeme tensip tutanağı derhal İl Göç İdaresi Müdürlüğüne ve Geri Gönderme Merkezine sunularak sınır dışı işlemlerinin durdurulması sağlanmalıdır.

Kanuna göre, idare mahkemesi yapılan başvuruları on beş gün içinde sonuçlandırmakla yükümlüdür. Uygulamada mahkemelerin iş yoğunluğu sebebiyle bu sürenin aşılmasına sıkça rastlansa da yargılama süresince askıya alma etkisi devam eder. İdare mahkemesinin sınır dışı kararının iptali davasında verdiği karar kesindir. Bu kararlara karşı Bölge İdare Mahkemesine istinaf veya Danıştaya temyiz başvurusu yapılamaz. İptal davasının reddedilmesi durumunda, yabancının sevk edileceği ülkede yaşam hakkı veya işkence yasağı ihlali riski bulunuyorsa, Anayasa Mahkemesine tedbir talepli bireysel başvuru yapılması mümkündür. Anayasa Mahkemesinin veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin vereceği geçici tedbir kararları, devlet organları için bağlayıcı olup sınır dışı işlemini tamamen engellemektedir.

İdari Gözetim Kararı ve Geri Gönderme Merkezlerindeki Süreçler

Sınır dışı etme kararı alınan yabancılardan kaçma ve kaybolma riski bulunanlar, sınır dışı işlemlerini engelleyenler veya sahte belge kullananlar hakkında valilikçe idari gözetim kararı alınır. İdari gözetim kararı alınan yabancılar, sınır dışı etme işlemleri tamamlanıncaya kadar hürriyetlerinden yoksun bırakılarak Geri Gönderme Merkezlerinde barındırılırlar. Bu merkezler, yabancıların temel ihtiyaçlarının karşılandığı ancak hareket özgürlüklerinin kısıtlandığı idari tutukevleri niteliğindedir.

Yasal olarak idari gözetim süresi en fazla altı ay olarak belirlenmiştir. Ancak sınır dışı işlemlerinin yabancının konsoloslukla iş birliği yapmaması veya belgelerin temin edilememesi gibi nedenlerle tamamlanamaması durumunda, bu süre en fazla altı ay daha uzatılabilmektedir. Dolayısıyla bir yabancının geri gönderme merkezinde tutulabileceği azami süre bir yıldır. İdari gözetim altına alınan yabancı veya avukatı, bu karara karşı Sulh Ceza Hakimliğine başvurarak serbest bırakılma talebinde bulunabilir. Sulh Ceza Hakimi bu itirazı beş gün içinde inceleyerek kesin olarak karara bağlar.

Geri Gönderme Merkezlerinde tutulan yabancılara yönelik olarak bazen zorla gönüllü geri dönüş formları imzalatıldığı yönünde endişeler dile getirilmektedir. Yabancının kendi rızası dışında imzaladığı her türlü belge hukuken geçersizdir ve bu durum geri gönderme yasağının ihlali anlamına gelmektedir. Bu nedenle, merkezde tutulan yabancıların haklarını korumak, dış dünya ve avukatlarıyla sağlıklı iletişim kurmalarını sağlamak oldukça mühimdir. Göç idaresi, idari gözetim kararı yerine imza yükümlülüğü veya belirli bir adreste ikamet etme gibi alternatif idari tedbirleri de uygulayabilmektedir.

Sınır Dışı Sürecinde Kritik Süreler ve Başvuru Mercileri

Aşağıdaki tablo, sınır dışı etme ve idari gözetim süreçlerindeki yasal süreleri, görevli yargı mercilerini ve işlemlerin yürütmeyi durdurma etkilerini net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Uygulanan İdari İşlemİtiraz ve Dava Açma SüresiGörevli ve Yetkili Yargı MerciYürütmeyi Durdurma EtkisiKararın Kesinlik Durumu
Sınır Dışı Etme KararıTebliğden itibaren 7 günKararı veren valiliğin bulunduğu yerdeki İdare MahkemesiDava açılmasıyla kendiliğinden durur İdare Mahkemesi kararı kesindir
İdari Gözetim KararıGözetim süresince her zamanGeri gönderme merkezinin bağlı olduğu Sulh Ceza Hakimliğiİtiraz işlemi sınır dışı veya gözetimi durdurmaz Hakimlik kararı kesindir, ancak şartlar değişirse tekrar başvurulabilir
Türkiye’yi Terke Davet15 ile 30 gün arası süre tanınırDoğrudan idari sınır kapısından çıkış yapılırSüre içinde çıkış yapılması halinde deport engeli hafifler İdari bir kolaylık olup dava açılması halinde süre durur
Bireysel BaşvuruMahkeme kararından itibaren 30 günAnayasa Mahkemesi (AYM)Sadece Tedbir Kararı verilirse sınır dışı işlemi durur AYM kararları tüm devlet organları için bağlayıcıdır

Sınır Dışı Edilenler Nereye Gidiyor? Sonuç

Yabancılar hukukunda sınır dışı etme işlemleri, bireylerin hayatında geri dönülemez etkiler yaratan ve son derece katı kurallara tabi olan idari süreçlerdir. Bu makalede detaylıca ele aldığımız Sınır Dışı Edilenler Nereye Gidiyor? sorusu, hukukun koruyucu şemsiyesi altında ele alınmalıdır. İdarenin tesis ettiği sınır dışı kararlarındaki usul hataları, sürelerin darlığı ve hak arama yollarının teknik bilgi gerektirmesi, sürecin mutlaka profesyonel bir avukat eşliğinde yürütülmesini zorunlu kılmaktadır.

Bu doğrultuda, hak kaybı yaşanmaması adına alanında uzman bir Avukat İstanbul bölgesindeki idari yargı mercilerinde yabancıların en büyük destekçisidir. Tebligatların yapıldığı andan itibaren başlayan yedi günlük hak düşürücü dava açma süresi, hızlı ve etkili bir hukuki reaksiyon gösterilmesini zorunlu hale getirir. Deport kararlarının kaldırılması ve sınır dışı işlemlerinin iptali için deneyimli bir Avukat İstanbul kadrosu ile çalışmak, davanın başarıyla sonuçlanması ihtimalini ciddi oranda artırmaktadır.

Yabancılar hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda profesyonel ve çözüm odaklı avukatlık hizmeti sunan Vizyon Hukuk ve Danışmanlık Ofisi, müvekkillerinin haklarını koruma konusunda derin bir tecrübeye sahiptir. Sınır dışı edilme tehdidi, idari gözetim kararları ve geri gönderme merkezlerindeki işlemler gibi aciliyet gerektiren hukuki durumlarda, Trump Towers, Mecidiyeköy Mahallesi, Mecidiyeköy Yolu Cd. No:12, 34360 Şişli/istanbul adresinde faaliyet gösteren Vizyon Hukuk ve Danışmanlık Ofisi ile iletişime geçilmesi, telafisi imkansız zararların önüne geçilmesi adına kritik bir öneme sahiptir.

Sınır Dışı Edilenler Nereye Gidiyor? Sık Sorulan Sorular

Sınır Dışı Edilenler Nereye Gidiyor?

Hakkında sınır dışı etme kararı verilen yabancı uyruklu kişiler, 6458 sayılı Kanunun 60. maddesi kapsamında öncelikle vatandaşı oldukları menşe ülkeye gönderilirler. Ancak yabancının menşe ülkesinde işkence, kötü muamele, savaş ya da ölüm cezası gibi ciddi risklerle karşılaşacak olması durumunda geri gönderme yasağı devreye girer ve bu kişi ülkesine gönderilemez. Bu durumda yabancı, kendisini kabul edecek güvenli bir üçüncü ülkeye veya transit geçiş yapabileceği bir başka ülkeye gönderilebilir. Eğer kabul eden hiçbir güvenli ülke bulunmuyorsa, yabancı Türkiye’de kalmaya devam eder ve kendisine insani ikamet izni veya belirli adreste bulunma gibi alternatif yükümlülükler uygulanır.

Deport Kararına İtiraz Süresi Kaç Gündür?

Sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesinde iptal davası açma süresi, kararın yabancıya veya avukatına yazılı olarak tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gündür. Bu süre hak düşürücü olup, yedi gün geçtikten sonra dava açılması halinde mahkeme davayı süre aşımı gerekçesiyle reddedecektir. Bu davanın açılmasıyla birlikte, yürütmeyi durdurma kararı alınmasına gerek olmaksızın, yargılama sonuna kadar sınır dışı işlemleri kendiliğinden durur.

İdari Gözetim Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?

Geri Gönderme Merkezinde tutulan yabancılar hakkında uygulanan idari gözetim kararına karşı Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesi, doğrudan geri gönderme merkezi yetkililerine teslim edilebileceği gibi avukat aracılığıyla da ilgili hakimliğe sunulabilir. Sulh Ceza Hakimi, idari gözetim kararına karşı yapılan başvuruları en geç beş gün içinde inceleyerek kesin bir karara bağlar. İdari gözetime yapılan itiraz, sınır dışı etme davasında olduğu gibi deport işlemini kendiliğinden durdurmaz, sadece kişinin hürriyetinin geri verilmesini sağlar.

Geri Gönderme Merkezinde En Fazla Ne Kadar Kalınır?

Hakkında sınır dışı etme kararı verilerek idari gözetim altına alınan yabancıların geri gönderme merkezlerinde kalacağı azami süre yasal olarak altı aydır. Ancak yabancının sınır dışı işlemlerine engel olması, seyahat belgelerinin temin edilememesi veya kimlik bilgilerinin gizlenmesi gibi hallerde bu süre valilik kararıyla en fazla altı ay daha uzatılabilir. Bu doğrultuda bir yabancının idari gözetim altında tutulabileceği toplam süre hiçbir koşulda bir yılı aşamaz.

Meşruhatlı Vize ile Türkiye ye Yeniden Giriş Yapılabilir Mi?

Hakkında sınır dışı etme kararı verilen ve Türkiye’ye giriş yasağı konulan yabancılar, bu yasağın süresi dolmadan normal şartlarda ülkeye giriş yapamazlar. Ancak evlilik, eğitim, çalışma izni veya tedavi gibi haklı nedenlerin bulunması durumunda, yabancı kişi kendi ülkesindeki Türkiye Konsolosluğuna başvurarak meşruhatlı vize alabilir. Meşruhatlı vizenin onaylanması halinde, yabancı hakkında uygulanan deport süresi ve giriş yasağı henüz dolmamış olsa dahi yasal yollarla Türkiye’ye yeniden giriş yapabilmesi mümkün hale gelmektedir.

Bu Yazıyı Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir